Sahabe Zeyd Bin Sabit Kimdir? Sahabenin hayatı hakkında bilmemiz gereken önemli ayrıntılar nelerdir? Sahabenin geçmiş hayatı.
Zeyd Bin Sabit

Baba Adı : Sabit bin Dahhak bin Zeyd bin Levzan.
Anne Adı : Nevvar bint-i Mâlik bin Muâviye.
Doğum Tarihi ve Yeri : Takriben Miladi 612. yılda Medine’de dün- yaya geldi.
Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicri 42. 43. 45. Miladi 665 yıllarında elli küsür yaşlarında Medine’de vefât etti. Kabri, Cennetü’l-Baki de dir.
Fiziki Yapısı : Bilgi yok.
Eşleri : 1-Ümmü Cemil bint-i el-Mücellel. 2-Ümmü Cemil bint-i Kutbe bin Âmir. 3-Cemile bint-i Sa’d bin Rebi. 4-Amire bint-i Evs bin Muâz ve Ümmü veledleri
Oğulları : On yedi tane erkek çocuğu vardı.
Kızları : Sekiz tane kız çocuğu vardı.
Gavzeler : Hendek sonrası bütün savaşlara katıldı. Mekke’nin Fethi, Huneyn, Tâif Kuşatması gibi..
Muhacir mi Ensar mı : Medineli Ensâr dan dır.
Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : 92 tane.
Sahabeden Kim ile Kardeşti : Hicret esnasında çocuk yaşta idi.
Kabile Neseb ve Soyu : Zeyd bin Sabit bin Dahhak bin Zeyd bin Levzan bin Amru bin Abd bin Avf bin Ğanm bin Mâlik bin en-Neccar el-Ensâri el-Hazreci, sonra en-Neccari dir.
Lakap ve Künyesi : Ebû Said, Ebû Sabit, Ebû Hârice, el-Kari, Ebû Abdurrahman, el-Mukri, el-Farzi, el-Kitâbü’l-Vayh, Hibrü’l-Ümme.
Kimlerle Akraba idi : Yezid bin Sabit’in kardeşidir.

Zeyd Bin Sabit Hayatı

Zeyd Bin Sabit  Hayatı

Sahabe Zeyd Bin Sabit Hayatı Hakkında Ayrıntılar

Asr-ı Saâdet’in meşhur sahâbilerinden biri olan Zeyd bin Sabit’in nesebi: Zeyd bin Sabit bin Dahhak bin Zeyd bin Levzan bin Amru bin Abd bin Avf bin Ğanm bin Mâlik bin en-Neccar el-Ensâri el-Hazreci sonra en-Neccari dir. Annesi; Nevvâr bint-i Mâlik bin Muâviye bin Adiy bin Âmr bin Ğanm bin Âdiy bin el-Neccar’dır. Künyesi;Ebû Said, Ebû Sabit, Ebû Hârice, Ebû Abdurrahman. Lâkabı ise, el-Karî, veya el-Mukri, veya el-Farzî veyahutta Kâtibü’1-Vahy, Hibrü’l-Ümme’dir.

Zeyd bin Sabit, takriben Milâdî 612 yılında Medine’de doğmuştur. Hicrî 42 veya 43 veyahut da en kuvvetli rivâyete göre; Hicrî 45. Miladi 665 yılında Medine’de vefat etmiştir.

Milâdî 617 yılında, Ensâr’dan Hazrec ile Evs kabileleri arasında meydana gelen Buas Savaşı’nda Zeyd bin Sabit’in babası maktul düştü. Bu sıralarda Zeyd henüz altı yaşlarında bir çocuk idi. Annesi tarafından yetiştirilmeye başlandı. Henüz küçük bir çocuk olmasına rağmen akıl zekâ ve dirayet bakımından Medine’de, âdeta etrafındakileri hayrete düşürecek kadar büyüktü. Müslümanlık Medine semâlarında henüz kendisini göster-meye başladığı sıralarda on bir yaşındaki Zeyd bin Sabit, zekâsı ve basireti sayesinde tereddüt etmeden İslâmiyet dinini kabul etti.

Bu sıralarda Resûlullah (s.a.v) tarafından Medine’ye muallim olarak Mus’ab bin Umeyr gönderilerek, Medineliler’e İslâmiyet’i neşr etmeye çalışıyor, kendisini ziyarete gelenlere tevhid akidesinin esaslarını açıklı-yordu. Zeyd bin Sabit, henüz bulûğ çağına ermeden Mus’ab bin Umeyr’in telkinleri karşısında İslâmiyet’i kabul ederek İslâmiyet’teki yerini adetâ belirtmiştir. Zeyd bin Sabit, İslâmiyet’i kabul ettikten sonra ilk iş olarak Kûr’ân-ı Kerîm’i ezberlemeye başladı.

Bir taraftan ezberliyor, diğer taraftan da ezberlemiş olduğu âyet ve sûreleri Benî Neccâr’ın küçük yaşlarda olan çocuklarına da öğretiyordu. Kûr’ân-ı Kerîm’e karşı o kadar büyük bir muhabbeti ve sevgisi vardı ki, Resûlullâh (s.a.v), Medine’ye hicret etmeden önce yedi sûre ezberlemiş bulunuyordu. Resûlullah (s.a.v), Medine’ye hicret edib onunla karşılaşıb tanıştığı zaman Zeyd bin Sabit’in bu hâlini görüb büyük bir memnuniyet ile, takdir ve tahsîn le karşıladı.

Zeyd bin Sabit (r.a) anlatıyor: Resûlullah (s.a.v), Medine’ye geldiğinde beni kendisine getirdiler: Ey Allâh’ın Resûlü! Bu çocuk, Neccar Oğulları’ndandır. Sana indirilen Kûr’ân’dan on yedi sûreyi ezberledi!”dediler.

Onları bir kerede Resûlullâh’a okudum. Resûlullâh çok beğendi. Yâ Zeyd! Yahudilerin dillerini ve yazısını yazmayı öğren, lâzım oluyor. Vallâhi ben Yahudilere yazdırdığım mektublara güvenemiyorum!” buyurdular.

Ben de hemen İbrâniceyi öğrenmeye başladım, ve aradan on beş gün geçmeden İbrâniceye vakıf oldum. Bundan böyle de Resûlullâh (s.a.v)’ın Yahudilere yazılacak mektublarını ben yazıyor, onlardan kendisine gelen mektubları’da ben okuyordum!”

Yine Zeyd (r.a)’den: Resûlullâh (s.a.v), bana şöyle dedi: Süryaniceyi biliyor musun? Bana Süryanice mektublar geliyor, Hayır diye cevab verdim.

Öyle ise bu dili öğren buyurdular. Ben de on yedi gün içinde Süryaniceyi öğrendim.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)