Abdurrahman Bin Ebu Bekir Kimdir ? Doğum Tarihi ve Yeri : Mekke, tarih yok. Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicri 53. Miladi 673. yılda Mekke yakınlar- ında Hubşi mevkiinde vefât etti. Kabri Mekke’de Cennetü’l-Mualla’da dır.
Abdurrahman Bin Ebu Bekir Kimdir ?

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Kısaca Soyu

Baba Adı : Hz.Ebû Bekr-i Sıddîk.

Anne Adı : Ümmü Ruman.

Doğum Tarihi ve Yeri : Mekke, tarih yok.

Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicri 53. Miladi 673. yılda Mekke yakınlar- ında Hubşi mevkiinde vefât etti. Kabri Mekke’de Cennetü’l-Mualla’da dır.

Fiziki Yapısı : Saç ve sakalına kına yakardı.

Eşleri : 1-Ümeyye bint-i Adi bin Huzafe es-Sehmi. 2-Karibe es-Suğra bint-i Ebû Ümeyye. 3-Leyla bint-i Cudiy el-Gassani.

Oğulları : Muhammed (Ebû Atik), Abdullah.

Kızları : Ümmü Hakim, Hafsa el-Kübrâ, Hafsa es-Suğra, Ümmü Külsüm, Esma.

Gavzeler : Mekke fethi ve ondan sonraki savaşlar

Muhacir mi Ensar mı : Mekke’den, Medine’ye Muhacirdir.

Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : 8 tane.

Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.

Kabile Neseb ve Soyu : Abdurrahman bin Ebî Bekir bin Osman bin Amir (Ebû Kuhafe) bin Amr bin Kâ’b bin Sa’d bin Teym bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinane Teym oğulları’ndandır.

Lakap ve Künyesi : Ebû Abdullah, Ebû Muhammed, Ebû Atik, Ebû Osman’dır.

Kimlerle Akraba idi : Hz.Ebû Bekr’in oğlu, Hz.Âişe’nin kardeşi.

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Hayatı

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Hayatı

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Nasıl Yaşadı

Abdurrahman bin Ebî Bekir’in İslâmdan önceki ismi Abdulkâbe veya Abduluzza idi Resûlullâh (s.a.v) onun adını Abdurrahman olarak değiştirdi. Hz.Ebû Bekir’in eşi Ümmü Ruman’dan doğan bu sahabi aynı zamanda Hz.Âişe (r.a) annemizin de, ana baba bir kardeşidir. Dolaysiyle Resûlullah (s.a.v)’in de kayınbiraderidir. Künyesi ise: Ebû Abdullah, Ebû Muhammed, Ebû Atik, Ebû Osman’dır. Kabile ve nesebi: Abdurrahman bin Ebî Bekir bin Osman bin Amir (Ebû Kuhafe) bin Amr bin Kâ’b bin Sa’d bin Teym bin Mürre bin Kâ’b bin Lüey bin Ğalib bin Fihr bin Mâlik bin Nadr bin Kinâne. Teym oğullarındandır. 

Abdurrahman bin Ebû Bekr (r.a)’ın Hangi tarihte doğduğu kesin değildir ancak vefâtı ise bellidir. Hicretin 53. Miladi 673. yılda Mekke yakınlarında Hubeyşi veya Habeşi mevkiinde münzevi bir hayat yaşarken vefât etmiştir. Kabri de Mekke de Cennetü’l-Mualla’dadır.

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Katıldığı Savaşlar

Abdurrahman Bin Ebu Bekir Katıldığı Savaşlar

Sahabe Abdurrahman Bin Ebu Bekir Katıldığı Savaşlar

İslâmiyet’in ilk yıllarında müşrikler arasında yer aldı. Hz.Ebû Bekir, bütün âilesiyle Müslümanlığı kabul ettiğinde onlara uymayan tek evlâdı Abdurrahman olmuştur. Bir müddet şirk üzere hayatını devam ettirmiş Resûlullâh ve Müslümanların Mekke’den Medine’ye hicretlerinden sonra iki yıl sonra meydana gelen Bedir Savaşı’nda müşriklerin safında Mü’min olan babasına ve Müslümanlara karşı savaşmıştır.

Bedir’de savaşın kızıştığı bir anda ortaya atılıb savaşmak isteyen Abdurrahman’a karşı babası Hz.Ebû Bekir (r.a) ileriye atılarak ona karşı savaşmak istemişse de Resûlullâh (s.a.v) buna izin vermemiştir.

Uhud Savaşı’nda da, aynısı yaşandı. Müşrikler arasında bulunan Ebû Bekr (r.a)’in oğlu Abdurrahman at üstünde meydana çıkarak kendisiyle çarpışacak er diledi. Tepeden tırnağa kadar zırha bürünmüştü. Onu gözle-rinden başka bir yeri görünmüyordu. Hz.Ebû Bekr onunla çarpışmak için davranınca, Resûlullâh (s.a.v): Sok kılıcını kınına dön yerine yâ Ebâ Bekr! Biz senin vücudundan varlığından faydalanmaktayız. Sok kılıcını kınına, kendini tehlikeye atıp bizi acılar içinde bırakma buyurdular. 

Sahabe Abdurrahman Bin Ebu Bekir Kıssaları

Sahabe Abdurrahman Bin Ebu Bekir Kıssaları

Sahabe Hakkında Anlatılanlar

Hz.Ebû Bekr (r.a)’in oğlu Abdurrahman bin Ebi Bekr, yıllar sonra Müslüman olduktan sonra babasına: Baba! Eğer, Uhud günü seni göreydim. Seninle çarpışmaktan yüz çevirirdim deyince,

Hz.Ebû Bekr (r.a) ise: Fakat ben seninle çarpışmaktan yüz çevirmezdim dedi

Ebû Eyyüb’dan: Abdurrahman, babası Hz.Ebû Bekir’e: Uhud Savaşı’nda ben, seni gördüm. Fakat, seninle dövüşmemek için başka tarafa döndüm deyince, Hz.Ebû Bekr: Eğer, ben, seni görseydim, yolumu değiştirmez, gelir seni öldürür-düm!”diye karşılık verdi.

Fıtraten oldukça cesur olan Abdurrahman (r.a), nihayet Hudeybiye andlaşmasına kadar böyle yaşamına devam etti ve bu musalahadan sonra İslâmiyet dini onun kalbine bir güneş gibi doğmuş ve hidayete ermişti. Medine’ye gelerek babasının yanında yerini aldı. Hudeybiye andlaşma-sından sonraki bütün seferlerde yerini alarak tam bir İslâm mücahidi olduğunu ispatlamıştı.

Abdurrahman bin Ebî Bekir’den nakledilen bir Hadis’i Şerif de: Resûlullâh (s.a.v)’i ziyarete gelmiştim. Kendisine vahy geliyordu. Kendine gelir gelmez, Hz.Âişe’ye:

Hırkamı getir dedi Hemen evden çıkıp mescide girdi. Mescidde bir grub insan vardı. Resûlullâh (s.a.v) namaz vaktine kadar onların arasında oturdu. Namazda Secde sûresini okudu. Secdeyi o kadar uzattı ki iki mil uzakta bulunanlar gelib de namaza yetiştiler, ve Mescid Müslümanlarla dolub taştı. 

Bunun üzerine Hz.Âişe hemen ailesine: Gelin Resûlullâh (s.a.v) de daha önce hiç görmediğim bir hal var diye haber gönderdi.

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)